Savm’ın kök anlamı “tutmak” demektir. Farz olan savm, Kur’an’ın doğum ayı olan Ramazan boyunca fecirden gün batımına kadar yeme, içme ve cinsel ilişki gibi beşeri faaliyetlerden uzak durarak insanın içgüdülerini ve ayartıcı benliğini dizginlemesidir. Bununla amaçlanan sorumluluk bilincinin (takva) zirvesine ulaşan yolda bir merhale daha kat etmektir (2:183).
Oruç tutmak kendini tutmaktır. İnsanın başına ne geliyorsa kendini tutamadığı için gelir. Günahların kökeni, öfkesini tutamamak, nefsini tutamamak, şehvetini tutamamak, dilini tutamamak vb. gibi sebeplere dayanır.
Oruç ruhu beslemek için bedeni aç bırakmaktır. Bunun anlamı, insanın maddi yanının “ikincil” olduğunu vurgulamaktır. Birincil olan yanı akleden, düşünen, hatırlayan, öğüt alan, inanan, değer üreten, iyiyi kötüden ayıran yanıdır.
– Kur’an’ın doğum ayı olan Ramazan, neden beden aç bırakılarak ihya edilmektedir?
– Zira vahyin anlamına ulaşma faaliyeti, gövdemizle ilgili bir faaliyet değil, akleden kalbimizle ilgili bir faaliyettir. Kur’an’ın anlamına doğru yolculuk, bedenin değil aklın ayaklarıyla yapılacak bir yolculuktur. Bu yüzden Kur’an’ın doğum ayı olan Ramazan, bedenin değil ruhun beslenmesini öne alan bir ibadet ayıdır.
*İslam Nedir Kitabı’ndan alıntıdır.