“İslâm’da dinin aldığı şekilden “daha sorumlu” olan bir din adamları kesiti yok”

Kitap ve İnsan - kitapveinsan.com

👉“İslâm’da ruhban yoktur.” diyorsunuz… Bunun mânâsı şudur: “Ben neyin İslâmî olup olmadığını bir papazdan öğrenecek değilim!” demektir. “İslâm’da ruhban yoktur”un mânâsı budur. İslâm’da ruhban yoktur, çünkü hiçbir Müslüman İslâmîlik ölçüsünü bir papazdan almaz. Bir insan “hoca efendi öyle dedi” deyip bir şey yapıyorsa, bu İslâmî bir yaklaşım değildir ve bunu söyleyenin Müslümanlığına şahit olunamaz. “Bu adam hoca efendi dediği için yaptı” dediğin adama “o da Müslümandır” demem ben… Çünkü İslâm’da ruhban yoktur. “Sen bunu neden yaptın?” “Hoca efendi öyle dedi, yaptım.” Bunu Hıristiyan söyler.

👉Yahudi ilâhiyatı her şeyin şahadet âleminde olup bittiği esası üzerine kuruludur. Hıristiyanlar ise dinlerini tutarsız hikâyelerle doldurmuşlardır. Tuhaf olan “din adamı” olmadan bu iki dinin de devam etme gücünden mahrum kalışıdır.

👉İslâm’da dinin aldığı şekilden “daha sorumlu” olan bir din adamları kesiti yok, herkes İslâm’a ilişkin kendi gücü oranında sorumlu. Bu yüzden Müslümanlığı toplum hayatını öteki kesimlerinden soyutlamak sosyal bir vâkıâ olmaktan çıkarmak mümkün değil. Mümkün olacak bir şey ve bugüne kadar yapılagelen şey İslâm‘ı elden geldiğince tanınmaz kılmaktır. Müslümanlar Müslüman olmanın anlamını kaybeder veya unuturlarsa o zaman İslâm yaşama tarzı olarak önemini tümden kaybeder, bir geri kafalılık veya bir züppelik olarak zihinlerde kalır.

Alıntı: İsmet ÖZEL