“ahlak ibadetin gayesi, ibadet ahlakın vesilesidir”

Kitap ve İnsan - kitapveinsan.com

 

Ahlak krizi bir anlam krizidir.

İslâm dünyası olarak ahlak konusunda insanlığın idrakine söyleyeceğimiz çok ama çok sözümüz var ancak o sözleri söyleyecek yüzümüz yok.

Çünkü inandıklarımızı eylemlerimizle gösteremiyoruz.

Ey dünya, insan ayettir alet değil, diye haykırmak istiyoruz ancak kendimiz insana değer vermiyoruz. Din–siyaset ayrımına karşı çıktığımız kadar din-ahlak ayrımına karşı çıkmıyoruz. Oysa en büyük sekülerlik dinin ahlaktan ayrılmasıdır. Çünkü dinin ahlaktan ayrılması kendisinden ayrılmasıdır.

İslâm dünyasındaki uyanış hareketlerinin kahir ekseriyeti aklın gücünden ve ahlakla bezenmiş ruhun gücünden çok siyasetin gücüne talip oldular. Önce ahlak ve maneviyat yerine önce güç ve iktidar, dediler. İlmî donanımdan, ruhî kemalden önce güç ve makama talip oldular. İlmin, fikrin, düşüncenin, sanat ve felsefenin gücünün, siyasetin gücünden üstün olduğunu unuttular.
Gündelik hayatımızda insanlara örnek olacak bir ahlakı gösteremiyoruz. Çünkü ahlakın teorisini de kaybediyoruz. Bir davranışı ahlaki kılan değeri kaybediyoruz. Değerin ne olduğunu tespit sorunumuz var. Takva tanımımız teheccüd, evvabin ve nafile namazlara hasredilmiş vaziyette. Yemen’de birbirine düşen Müslümanın açlığını gidermeyi, komşuya eziyet etmemeyi, trafikte yürürken hayvan çiğnememeyi takvanın içinde zikretmiyoruz.

Bazen de ahlaksızlığı dinîleştiriyor; yaptığımız bütün yolsuzlukların, düzenbazlıkların, hilelerin, dinden meşruiyetini arıyoruz.
Tüm bunları bir bütün olarak yeniden ele almak gerekiyor. Çünkü ahlak dinî hükümlerin yani fıkhın aklıdır. Ama biz ahlaktan kopuk bir fıkıhta ısrar ediyoruz. Oysa ahlak ibadetin gayesi, ibadet ahlakın vesilesidir. Bu çok açık olduğu halde üzülerek belirteyim, bütün din anlayışımızı daha çok ahlaktan kopuk, taabbudî hem de ibadet-i mersume dediğimiz ibadetler üzerine bina ediyoruz.

Hacer-i Esved’i öpmenin bizi cennete götüreceğine inanıyoruz ama Kâbe’nin etrafında tavaf eden yüzbinlerce insanı rahatsız etmeyi önemli görmüyoruz. Bu çok ciddi bir sorun.

 Prof. Dr. Mehmet Görmez, 20.11.2018