Uydurma rivayetler ve Mehmet Akif Ersoy’un şiiriyle cevabı

Kitap ve İnsan - kitapveinsan.com

Lisân-ı pâk-i Nebî’den yalanlar uyduruyor:

Sıkılmadan da “Sevâb işledim” deyip duruyor!

Düşünmedin mi girerken Şerîat’in kanına?

Cinâyetin kalacak zanneder misin yanına?

 *

Sevâb ümid ediyor ha! Deyin ki nâmerde;

“Sevâbı sen göreceksin huzûr-i mahşerde!

Tepende gezdirecek ra’d-ı intikâmını Hak,

Ki yıldırımları beyninde kaynayıp duracak.

*

Yakandan inmeyecek dest-i kahrı hüsrânın…

Nasıl iner ki, önünden kaçıp da nîrânın ,

Civâr-ı nûr-i nübüvvette mültecâ bulsan;

Bu türlü kurtuluş imkânı yok ya… Kurtulsan;

Şu izdihâmın elinden -ki belki bir milyar

Nüfûs-i hâsiredir – kaçmak ihtimâli mi var?

Bugün fesâdına kurbân olan zavallıların

Vebâli boynuna yüklenmesin mi, yoksa, yarın?

*

Kolay mı ümmeti ıdlâl edip sefîl etmek?

Kolay mı dîni hurâfât içinde inletmek?

Niçin Kitâb-ı İlâhî’yi pâyimâl ettin?

Niçin Şerîat’i murdâr elinle kirlettin?

 *

Çıkıp tepinmeye yok muydu başka bir sâha?

Nedir bu salladığın çifte, Kâ’betu’llâh’a?

Herif! Şu millet-i ma’sûmeden ne isterdin,

Ki doğru yol diye tuttun, dalâli gösterdin!”

 Alıntı: Mehmet Akif Ersoy, Fatih Kürsüsünde / Vâiz Kürsüde – Safahat, 1914 – Tamamını okumak için: http://safahat.diyanet.gov.tr/PoemDetail.aspx?bID=9&pID=66

1 Yorum

  1. Geri bildirim: Muhammed İkbal ve mollaizm – Oku, düşün, uygula

Bir cevap yazın