Prof. Dr. Caner Taslaman – Sineği yemeğe daldırsak da mı atsak daldırmadan mı atsak?

Kitap ve İnsan - kitapveinsan.com

Bu yazı sineği yemeğe batırmayı tavsiye eden “sinek şifacıları” için yazılmış:

SİNEĞİ YEMEĞE DALDIRSAK DA MI ATSAK DALDIRMADAN MI ATSAK? 

Geçen yazımda deve idrarını ele almıştım. Bu yazımda Peygamberimize atıfla savunulan sineğin kanatlarından birinin altında hastalık, diğer kanadının altında şifa olduğu iddiasını ele alacağım.

(Genelde sağ kanadın altında şifa, sol kanadın altında hastalık olduğu söylenir).

İddiaya göre çorbanıza sinek düşerse, sinek iyice çorbaya batırılmalı böylece şifanın hastalığı önlemesi sağlanmalıdır.

Bu iddiayı savunmak için Suudi kaynaklı çeşitli, uyduruk deneylere atıf yapılır. Sözde çorba, ya da petri kablarda yapılan uyduruk deneyler anlatılır. Hiçbir bilimsel dergide yayınlanmayan ve kolayca bir lise laboratuvarında yanlışlanabilecek bu deneylerin ciddiye alınması, bunları savunan insanların bilimsel kültürden uzaklığını tekrardan ortaya koymaktadır.

Peki, bu iddia doğru olabilir mi? Çok temel biyoloji bilgisine sahip bir insanın bile bu iddiaya inanması mümkün değildir. Sinekler pislik, dışkı, çürümüş yiyecekler gibi ortamlara konar. Bu ortamlardaki pislikler ve bakteriler sineklerin ayaklarına ve ağızlarına yapışır. Sinekler daha sonra yiyeceklere konar ve bu pislik kırıntılarını yiyeceklere taşırlar. Bu yiyecekleri yiyen insanlar da bakterileri ağızlarına alır ve hastalığı kapma tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar.

Sinekler ayaklarında 6 milyon bakteri taşıyabilir, ve bunlar 100 farklı hastalığa neden olabilir. Sineğin taşıyabileceği bazı önemli hastalıklar: Antraks, kolera, difteri, dizanteri, sarılık, tüberküloz, tifo, trakoma. (Konu ile ilgili bakınız: http://www.healthhype.com/house-fly-diseases-types-spread-and-prevention.html )

Bu bilgi ışığında söz konusu iddiayı değerlendirelim. Öncelikle sineklerin taşıdığı hastalık kanatlarından çok ayak ve ağzı tarafından taşınır. Yani, kanat vurgusu doğru değildir. Bu birinci hatadır.

İkinci hata, sineklerin kanatları arasında fark olduğunu iddia etmektir. Bakteriler sineğin sağ ve sol kanadı arasında tercih yapamazlar. İki sinek kanadı da eşdeğerdir, bu da söz konusu iddianın ikinci yanılgısıdır.

Üçüncüsü, bu kadar farklı hastalığa sineğin kanadının “şifa” taşıdığını iddia etmek komiktir. Madem, sineğin bir kanadı tifo, antraks vs. gibi bulaşıcı hastalıkların şifasını taşıyor bu kanadı alıp tüm bu bakterilere karşı ilaç hazırlayalım. Hatta, bu kanatları (literatüre göre sağ kanat) direk hastalara yedirelim?! Bunu yapmıyoruz, yapmaya kalkan da yok, çünkü böyle bir kanat yok. Dolayısı ile bu iddiaya nasıl bakarsanız bakın komik derecede yanlış bir iddiadır.

Bazıları sineklerin bakteriyofaj taşıdıklarını, dolayısı üstlerinde bakteriyel hastalıkların şifasını da taşıdıklarını iddia ederler. Bakteriyofaj, bakterilere bulaşan virüslerdir. Ancak, bu yaklaşım söz konusu iddiayı savunmaya yetmez. Bakteriyofaj, bakterilerin panzehiri olarak değerlendiremez. Nasıl ki grip kısıtlı sayıda insanı etkileyip öldürürse, benzer şekilde bakteriyofajlar kısıtlı sayıda bakteriye bulaşır. Dolayısı ile bakteriyofaj insanların bakterilerden hasta olmalarına engel olamaz. Nitekim modern tıp bakteriyofajları bakterilere karşı kullanmayı bırakmış, antibiyotiklere odaklanmıştır. Bakteriyofajların sineğin sadece bir kanadında bulunmadığını vurgulamakta da fayda vardır, yani bu yaklaşım söz konusu iddiayı doğrulamaktan uzaktır.

İşin kötüsü, sinek kıl kurdu, tenya, viral gastroenteritis, amip disanteri, diardia enteritis gibi bakteriyel olmayan hastalıklar taşır. Bu hastalıklara karşı bakteriyofajların yapacak hiçbir şeyi yoktur.

Sineklerin bu hastalıkları hastalanmadan taşıdıklarına göre üzerlerinde panzehir taşımaları gerektiğini iddia edenleri gördüm. Sineğin, insan bakterileri ya da parazitlerinden hastalanmasını beklemek cehaletten başka bir şey değildir.

Bazı Müslüman dostların Nature’da yayınlanan bir makaleye referans verip (bakınız: http://www.nature.com/news/insect-wings-shred-bacteria-to-pieces-1.12533 ), sinek kanadı iddiasının modern bilim tarafından doğrulandığını iddia ettiklerine rastladım. Ancak bu iddia da yanlıştır.

Makale sinek kanatlarından değil, Ağustos böceğinin (cicada) kanatlarından bahsetmektedir. Bu böceğin kanatları, bakterileri parçalayan bir yapıya sahiptir. Kanattaki nano-dikenler bakterileri fiziksel olarak parçalamaktadır.

Vejeteryen olan bu böcekler, dışkı, çürük et gibi pis ortamlara girmezler ve sinekten çok farklı böceklerdir. Sineğin kanatları söz konusu nano-dikenlere sahip değildir. Dolayısı bu haber sineklerin bir kanadında şifa olduğu iddiasını doğrulayamaz.

Dahası, Ağustos böceğinin iki kanadı da bu dikenlere sahiptir ve bu böcek pis ortamlara pek gitmediği için fazla bakteri de taşımaz. Dolayısı ile söz konusu iddiada sinekten değil de ağustos böceğinden bahsediliyor da diyemeyiz. Dahası, diyelim çorbaya ağustos böceği daldırdık, bu çorbadaki bakterileri öldürmeyecektir. Nano-dikenlerin saplanmadığı bakteriler çoğalmaya ve yaşamaya devam edecektir.

Sonuç olarak, sinek ayak ve ağız/tükürüğünde tehlikeli bakteriler taşıyabilmektedir. Sineğin kanatlarında bu bakterileri öldürecek bir şifa mevcut değildir. Kalkıp sineği çorbaya tekrar daldırmak, sadece sinekteki bakterilerin çorbaya daha da yayılmasını sağlayacaktır. Yani sineği çorbaya tekrar daldırmak hasta olma ihtimalinizi arttırmaktadır.

Yapılması gereken şey sineği gıdadan uzak tutmak, temas oluşursa bu temasın süresini kısaltmaktır. Siz siz olun Allah’ın yarattığı ölçüye (kadere) uyun. Allah’ın yarattığı evrenin tefsiri olan bilimi ciddiye almayan Müslüman nesillerin ne yazık ki ne burnu, ne ağzı sidikten, pislikten kurtulmayacaktır.

ALLAH, pisliği aklını kullanmayanların üzerine yağdırır.(10-Yunus Suresi 100. ayet)

Prof. Dr. Caner Taslaman, 26.07.2017

 

 1,617 total views,  2 views today

Bir cevap yazın