ilham, rüya yolu ile elde edilen bilgi (!)

Kitap ve İnsan - kitapveinsan.com

 

Öteden beri ilham ve rüya yolu ile elde edilen bilgi ile ancak sonucu-etkisi kendinde kalacak fiillere başvurulabilir. Bunun ötesinde kamusal, dini, hukuki ve politik sorumluluk/yükümlülük fiilleri doğuracak kaynaklar olarak icma kabul edilmemiştir.

Bu bağlamda özellikle ‘batınî’ yollar ile bilgi elde ettiğini iddia edenlerin kitleleri yönlendirmek amacı ile mehdilik, mesihlik, gavslık, evtadlık, kutupluk, imamlık…gibi “yüce/kutsal diktatörlük” iddialarının hiçbir muteber dini, ahlaki ve ilmi kıymetinin olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz.

Yahudilik ve Hıristiyanlıktan geç dönemde İslam kültürüne intikal etmiş “Fiten ve Melahim” edebiyatına (kıyamet alametleri, mehdi, mesih) itibar edilemez.

*

İslam’da samimiyet/niyet, dini-ahlaki amelin değerinin yarısıdır; diğer yarısı ise, işin ahlaki-hukuki sonucudur. Samimiyet, cehalet veya gaflet ile birleşince sonuç gizlice ve bilinçli olarak kandırma ve hile yapma anlamına gelen hıyanet olabilir:

“Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin (iddia, dava, itikad) peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp bunların hepsi ondan sorumludur.” (17/36)

Dava gütmede dogmatik/taklitçi, gizemci(rüya-ilham), tekelci ve fanatik olmaktan sıyrılarak daima eleştirel/muhasibi ve inandırıcı olmaya çağırıyoruz.

Zanna-vehme ve zulme düşmek her faninin düçâr olabileceği insani durumlar olması hasebi ile; her hangi bir kişinin, camianın, gurubun, mezhebin, meşrebin, partinin, tarikatın veya cemaatin tek başına İslam’ın aslî hakikatini veya evrensel özünü temellük, temsil veya tebliğ ettiğini iddia ve vehmetmesi asla kabul edilemez.

Alıntı: Prof. Dr. İlhami Güler,05.04.2014 tarihli Kayıt dışı siyaset, kayıt dışı din, kayıt dışı ekonomi yazısı